CIBİRAN ALAY KOMUTANI HALİT BEYİN “G A Z İ” OLMASI

Birinci cihan harbinin başladığı günlerde Cıbiran alay komutanı Halit bey alayı ile birlikte Kağızman ve Sarıkamış da işgalci Çarlık Rusya ordusuna karşı doğu Anadolu bölgesinde Osmanlı İmparatorluğu sınırları dahilindeki Kürdistan topraklarını savunuyordu.

Sarıkamış’ın Allahuekber dağlarında İmparatorluk askerleri o hezimetin şehadet şerbetini içerken, Halit beyin alayı belirtilen ilçe hudutlarında Rus ordusuna karşı can siperane bir şekilde çarpışıyor ve destanlar yazıyordu. Osmanlı Ordusu o felaketi yaşadıktan sonra yavaşta olsa artık geri çekilmeye başlamıştır. Orduyla birlikte geri çekilen Cıbiran alayı Pasinler ovasındaki Rus ordusunun çemberini yararak ZORO komundaki göğüs göğüse olan o çatışmayı yaşamış ve Karlıova’ya kadar orduyla birlikte gerilemiştir.

Karlıova’nın güneyindeki Halifan köyünden batıya doğru Sağnis (Yiğitler), Sêvika Jêrin (aşağı yağmurlu), Çatme köylerini takiben Adaklı ve Kiğı ilçelerine kadar Karabaşi aşiretinin yaşadığı gurup köylere doğru bir yol gider. Cıbiran alayı komutanı Halit bey bu gurup köylerin başlangıcında yer alan Sêvika Jêrindeki o geniş düzlükteki dar boğaza doğru olan yerde alay karargahını kurar.

Sêvika Jêrin ile Çatma hacı Halilê Moxeli köyünün yukarısında Fereza köyü ile Zavuk köylerinin üst tarafında Kartallık dağı eteklerinde Kaniya Meğela (yatağan çeşmesi) ve hacı Mahmut çayırı denilen bir tepe vardır. Hacılar deresinde karargahını kuran Rus ordusu Kartalık dağını ve bu tepeyi ele geçirmeye çalışır. Cibranli Halit bey, alayı ile birlikte bu dağı ve tepeyi savunurken bacağına isabet eden bir mermi ile yaralanır.
Miralay Halit bey yaralanırken yanında Çatma köyünden moxeli aşireti ileri gelenlerinden hacı Halilê Çatmê’nin amcasının oğlu Halil varmış Çatma köyünden Hacı Halil’in (hacı Xelilê Çatmê) torunu Vani oğlu Ahmet Delikanlının anlattığına göre bu Halil Halit beyin emir eriymiş. Halit bey yaralanınca yanındakilerle birlikte hemen yarasını sıkı bir şekilde bağlıyorlar Halit bey yaralanmanın verdiği hararetle çok susadığını ve kendisine su verilmesini ister. Bu Halil çizmesini çıkarır ve koşarak hacı Mahmut çayırındaki çeşmeden kendisine su getirir. Fakat bir yudumdan fazla su içmesine müsaade etmezler. Mahiyetindekiler Halit beyi alarak karargaha getirirler Yarası çok ağır olmadığı için bir müddet tedavi edildikten sonra sağlığına kavuşur ve tekrar alayın başında çatışmalara katılır. Ruslarla olan savaşta Halit bey ilk olarak burada “GAZİ” olur.

Hacı Xelilê Çatmê’nin torunu Vani oğlu hacı Ahmet Delikanlının anlattığına göre “kartallık dağı mıntıkasında çok çetin ve zorlu çatışmalar olmuş ki 1970 yılında bile o dağlardaki yaylalarımızda torbalar dolusu boş piyade tüfeği mermi kovanını topluyorduk” şeklinde beyanda bulunmuştu.

Halit beyin alayı Sêvika Jêrin köyünde konuşlanırken Rus ordusunun bir bölümü Erzurum/Çat üzerinden Yedisu ilçesinin güneyindeki Şeytan dağlarından Adakli’ya doğru yol alırken yoğun tipi ve aşırı kar yağışı nedeniyle Şeytan dağlarında “ÇIĞ” felaketiyle karşılaşır ve askerlerin büyük çoğunluğu “Çığ Düşmesi” sonucu telef olur. Hacı Ahmet Delikanlı, babası Vaninin, “Bu çığ düşmesi sonucu 1915 yılı ilkbaharında Yedisu civarındaki köylülerin kağni arabalarıyla Rus askerlerinden geriye kalan silah ve mühimmat toplayarak köylerine götürdüklerini” kendisine anlattığını benim kendisiyle yaptığım görüşme esnasında belirtmiştir.

Hatta Rus ordusunu bu şeytan dağlarında büyük bir silah ve mühimmat deposunun olduğunu anlatan hacı Ahmet Delikanlı 1965-70 yılları arasında Kevirê Sipi (Aktaş) köyünden Halitê Beki denilen şahıs devlet müsaadesiyle bu mühimmat deposunu bulup çıkarmaya çalışır fakat Yedisu, Adaklı, Karlıova halkından büyük bir izdiham olunca Halitê Bekê telkinleri dikkate alarak kazı olayından vazgeçmek zorunda kalır.
Çok ilginçtir ki Halit beyin yaralı bir şekilde karargaha getirildiğini duyan onun can dostu Varto İnaqlı Abdulkadırê Zenevdi, Halit beyin yarasında akan her damla kanı için en az yüz Rus askerinin kanının akması gerektiği talimatını verir. Bunun üzerine Cıbiran alayı Kartalık dağında Rus ordusuyla çok çetin bir savaşa girişir. O sırada alayda bulunan Sivika Jorin (yukarı yağmurlu) köyünden Hamza, Kargapazarlı Fehim Kaya’ya şunları anlatmıştı “Halit bey karargaha getirildikten sonra cibiran alayı kartallık dağında Ruslarla ölümüne bir savaş içerisine girdi. Mevzilerde ya ölünce veya mermilerimiz bitince ayrılıyorduk. Çoğu zaman Allah nidalarıyla Rus askerlerine hücum ederek onları püskürtüyorduk. Her saldırışımızda yüzbaşı Ebdulkadır (ez bavê Hemid u Lalê me) diyerek öne atılıyordu. Bu benim çok dikkatimi çekti. Bu mütevazi ve yiğit adam çocuklarının ismini de paye ederek askerlerin üzerinde çok büyük bir moral kaynağı oluşturarak Halit Beyin şahsına atfen alayın üstün gayret sarf etmesine vesile oluğuna göre, bende onunla Halit beyin arasında çok ciddi ve önemli bir bağlılığın olduğu düşüncesi oluştu. Nitekim, 1917 yılı sonunda Cıbiran alayı İran Makodan ülkeye dönünce, Ebdulkadıra hakarete yeltenen Halit beyin kardeşi Mehmet Emin bey, Halit bey tarafından katıksız olarak bir hafta çadır hapsine mahkum edilince, ikilinin arasında çok samimi ve candan bir dostluğun olduğunu anladım” demişti.

Sivika Jorin köyünde Hamza’nın Fehim Kaya’ya anlattığı kadarıyla Cibiran alayı, Halit beyin yarasında akan kana karşılık Rus ordusuna ne kadar zayiat verdiği bilinmez ama, hacı Ahmet Delikanlının babası Vaniden aktardığı kadarıyla Rus ordusu Yedisu ile Adaklı arasındaki Şeytan dağlarını geçerken “Doğa Baba”nın çığ felaketiyle katbekat zayiata uğradığı anlaşılmaktadır.

Bugün Halit beyin Katledişinin 93. Yıldönümü, bu ülkenin Rus işgaline uğramaması için canını ortaya koyarak kartalık dağlarında vücuduna isabet eden mermi çekirdeğiyle “GAZİ” lik mertebesine ulaşmak gibi bir meziyeti daha ortaya çıkan Halit beyin bunca fedakarlığa rağmen ceberut devletin hışmından kurtulmayarak malum olan hazin sonla karşılaşmış olması devletin bir ayıbı olsa gerek, maalesef bu ayıp günümüzde azalacağı yerde artarak devam etmektedir.

15.04.2018
Abdulbari HAN-Vartoı eski Belediye Başkanı

Lämna ett svar

Pin It on Pinterest