Demode put, yada ırkçılık! M. Baravi

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللَّهِ أَنْدَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللَّهِ ۖ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَشَدُّ حُبًّا لِلَّهِ ۗ وَلَوْ يَرَى الَّذِينَ ظَلَمُوا إِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَ أَنَّ الْقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا وَأَنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعَذَابِ

İnsanlardan bazıları Allah´tan başkasını Allah´a denk tanrılar edinir de onları Allah´ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah´a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah´a ait olduğunu ve Allah´ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi. Bakara: 165

Irkçılık her zaman olageldi, ama medeni kıyafetini 19.yy da giydi. Giymez olaydı, çünkü hiç kimseye hayrı dokunmadı.

Yahudilikle dini bağlamda kutsanan ırkçılık mefhumunun pratiğinden yine en fazla o milliyet zarar görmüştür.

Filmin, Modern dünyanın pratiğinde, ırkı ve ırkçılığı geride bıraktığını gösteren bölümünü zaten hep birlikte seyretmiştik.

şimdi gelelim milleti islamiyenin hali pürmelaline:

Ğarbın Ahlaki bazdaki bütün gereksizliklerine (hoşumuza gittiği için) can u gönülden sarıldık ve Adem misali, bedenimizin çıplaklığının farkına vardık.

Vardık ama ağaç yapraklarıyla da olsa kusurlarımızı örtmeye çalışmadık. Tam tersine çıplaklığı bir hayat felsefesi haline getirdik. Ahlaki bazdaki bütün çıplaklıkları kastediyorum.

Onlarca ayrı kavmiyetten meydana gelen günümüz Türkiye`sin de , kefenlenip defnedilmiş olması gereken milliyetperestlik putu, islami argumanları kullanan iktidarın elleriyle yeniden klonlanıp, yeni bir buluş gibi milletin önüne konuldu… ve imamlarına sadık millet de hiç sorgulamadan dinin bir erkanı gibi mukaddes kabul edip yaşam felsefesi haline getirdi.

kim kavmiyetperestliği kendine yakıştırırsa yakıştırsın, bir müslümana asla yakışmaz ve o fitne libasını giymemeli… hele alnı secdeye gidenlerin hiç bir şekilde…

camide aynı safta namaz kılmış omuz omuza Cengiz amca ile Xalê Silhonin dûalarını bir dinlesene! İkisi de, halisen kıldıkları namazlarını şefaatçi ederek Rabblerine nasıl dilekçe sunuyorlar?

Cengiz amcanın dilekçesinin  özeti:

Ey Türklerin Rabbi! Ya da, Sayın Tanrımız! Bizlerin birlik ve beraberliğine göz dikip, Türk milletinin bekasına ihanet eden, eldeki son devletlerine ihanet eden, bayrağını ve vatanını mukaddes tanımayan bu ayrılıkçıların belasını ver! Evlerini başlarına yık! Altlarını üstlerine getir! Ebu Lehebin Ellerini kuruttuğun gibi, bunların da soyunu kurut….

Xalê Silhonin Dîlekçesî: Wele Xwedêyo ji te malûm e (Rabbîm zaten senîn malûmundur)! Tu zarokên me jiber êriş û çavsoriyên van zaliman biparêzî! (çocuklarımızı onların cevrinden ve zülmünden muhafaza eyle,)

Tu însafê bidî dilê wan; (onlara insaf ver) lê heke dê neyin însafê, tu bela wan jiber lingê wan bidî wan; ku tu tiştê di fêda me de ji me re naxwazin! (yok eger onlara insaf vefrmiyeceksen yada insafa gelmeyeceklerse belalarını ayaklarının dibinden ver! Çünkü bunlar faydamıza olan hiç bir şeye hazzetmiyorlar.) Dixwazin her tiştê me ji destê me bigrin heta jiyana zarokên me jî (çocuklarımızın hayatına varıncaya kadar, her şeyimizi elimizden almak istiyorlar)….

şimdi kimin duasına amin diyeceğiz? yada teemmel…

herkesin gönlünün keyfiyeti filmini. Kuranın şuasıyla çekmesinde fayda var, imanımızdan endişe ediyorsak.

Yada başta tezkire olarak verilen ayeti kerimenin muvacehesinden olaya eğilirsek zarar mı ederiz?

Mucteba Baravi

2020-0213 Heby

Lämna ett svar

Pin It on Pinterest