Feyzi Yalçin: İslama göre küçük kız çocukların evlendirilmesi:

Toplumun geleneksel din anlayişına bakıldığında, dört mezhep imamlarının da içinde bulunduğu alimlerin büyük çoğunluğuna göre, ergenlik çağına girmemiş bir kız çocuğunun evlendirilmesi caizdir.

Gerçekten imamı Şafi ve diyer imamların görüşlerimı veyahut onlara iftıra mı bilmiyoruz. Peygamber(asm) `a atf edilen hadisler ve mezheb imamlarına dayandırılan görüşleri doğrulayacak  tek bir kaynak var. O da Kur’ani kerimdir.

Küçük kız çocukların evlendırılmesine fetva verenlerin dayandıkları kaynak ise, Talak suresi’nin dördüncü ayeti. Peygamber (a.s)`a isnad edilen bir kaç hadis ve rivayet yoluyla bize ulaşan sahabe ve imamların görüşleridir..
Bakıniz bu ayeti kerimeyi nasıl kendi emellerine göre tefsir etmişler :
وَاللَّائِي يَئِسْنَ مِنَ الْمَحِيضِ مِن نِّسَائِكُمْ إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ وَاللَّائِي لَمْ يَحِضْنَ وَأُولَاتُ الْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ وَمَن يَتَّقِ اللَّـهَ يَجْعَل لَّهُ مِنْ أَمْرِهِ يُسْرًا ﴿٤﴾
“Âdetten kesilen kadınlarınızın iddet bekleme sürelerinde kuşkuya düşerseniz, onların iddetleri üç aydır. Hiç âdet görmemiş kadınların süreleri de böyledir. Gebe olan kadınların süreleri ise yüklerini bırakmalarına kadardır. Kim Allah’tan sakınırsa, O ona işinde bir kolaylık nasip eder.” ( Talak 65/4)
Hemen hemen bütün tefsir ve meallerde, hiç âdet görmemiş kadınların süreleri de böyledir diye, daha büluğ çağına gelmemiş olan küçük yaştaki kızlar diye tefsir etmişler. Kur’an’ın bütünlüğüne bakılırsa, Kur`an-ı Kerim insanoğluna bir çözüm, kolaylik ve rahmet yolu çiziyor. Ama toplumda alim olarak bilinen bazı zatlar, o rahmet ve kolaylik yolunu adeta cehennem yoluna çevirmisler.
Alimler o dönemde öyle anlamiş ve o şekilde mana vermişler. Ancak şimdi  her konuda ilim gelişmiş ve her ilmin de alaninda uzmanlari var.
Peki ayetteki hiç âdet görmemiş kadınların sürelerinden ne anlıyoruz?
Tefsirlerde daha büluğa ermemiş kız çocuklar olarak tefsir edilmiş.
Bu konu hakındaki kararı, o çok bilgili din adamları değil de ilim versin.
Kadınların bazılarında (Amenorrhea) isimli bir hastalık vardır. Kadının âdeti geç gelir , kesilir veya hiç gelmez. Oysa Kur`anı kerim, bize hasta kadininin boşanma durumunu anlatıyor. Bu konuyla ilgili tafsilatli  bilgiyi  aşagidaki linkte okuyabilirsınız.

http://www.jinekolojivegebelik.com/2007/09/adet-grememe-amenore.html

Bu yanliş ve eksik bilgiye dayanılan islam anlayişi, Allah’ın rahmet ayetini,  kız çocuklari icin cehenneme cevirdiler.

İmam-i Şafi’nın esas görüşü şudur: Velinin izni olmadan nikah olamaz. Eger velinın izni olmadan nikah kıyilırsa, o nikah islama göre geçerli değidir diyor.

Fıkıh alimleri bu görüşe delil olarak Nisa suresi 25 ayeti gösteriyor.
Nisa suresi 25 ayetteki izin cariyeler içindir ve umumi değildir. Ama hür kızların velisinden izin alınırsa sunnettir. O konuda Allah şüyle buyuryor:
وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلاً أَن يَنكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِن مِّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُم مِّن فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِ وَاللّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَانِكُمْ بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَانكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلاَ مُتَّخِذَاتِ أَخْدَانٍ فَإِذَا أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْ وَأَن تَصْبِرُواْ خَيْرٌ لَّكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Bir çok alim de ayetteki bu izni genel olarak anlamiş ve bir kız ,babasının rızasını almadan evlenemez demisler. İmam-ı Şafi de bunlardan biridir. Hatta İmam-ı Şafi,bir baba küçük yaştaki çucuklarıni evlendırebilir diyor.

 

Bu bir görüştür ama neticeye bakıldığında, kabul edilir bir içtıhad değil ve bir çok insan bu içtıhatdan dolayi mağdur olmuş ve zülme uğramiştir.
İkinci delilleri de hadislerdir.

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ : (تَزَوَّجَنِي النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَنَا بِنْتُ سِتِّ سِنِينَ فَقَدِمْنَا الْمَدِينَةَ فَنَزَلْنَا فِي بَنِي الْحَارِثِ بْنِ خَزْرَجٍ فَوُعِكْتُ [أي : أصابتها حمى] … فَأَتَتْنِي أُمِّي أُمُّ رُومَانَ وَإِنِّي لَفِي أُرْجُوحَةٍ وَمَعِي صَوَاحِبُ لِي ، فَصَرَخَتْ بِي فَأَتَيْتُهَا لَا أَدْرِي مَا تُرِيدُ بِي ، فَأَخَذَتْ بِيَدِي حَتَّى أَوْقَفَتْنِي عَلَى بَابِ الدَّارِ وَإِنِّي لَأُنْهِجُ حَتَّى سَكَنَ بَعْضُ نَفَسِي ، ثُمَّ أَخَذَتْ شَيْئًا مِنْ مَاءٍ فَمَسَحَتْ بِهِ وَجْهِي وَرَأْسِي ، ثُمَّ أَدْخَلَتْنِي الدَّارَ ، فَإِذَا نِسْوَةٌ مِنْ الْأَنْصَارِ فِي الْبَيْتِ فَقُلْنَ : عَلَى الْخَيْرِ وَالْبَرَكَةِ وَعَلَى خَيْرِ طَائِرٍ . فَأَسْلَمَتْنِي إِلَيْهِنَّ فَأَصْلَحْنَ مِنْ شَأْنِي فَلَمْ يَرُعْنِي إِلَّا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ضُحًى فَأَسْلَمَتْنِي إِلَيْهِ وَأَنَا يَوْمَئِذٍ بِنْتُ تِسْعِ سِنِينَ) رواه البخاري (3894) (1422) . ومسلم

”Allah Rasulü (sa.), benimle ben 6 yaşımdayken evlendi (nişanlandı). Medine’ye geldik. Haris bin el-Hazrecoğullarında konakladık. Sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü, (iyileşince) yine uzadı. Ben salıncakta arkadaşlarımla sallanıp oynarken annem Ummu Rûmân bana geldi. Benden ne istediğini bilmeden yanma vardım. Elimden tutup beni evin kapısında durdurdu. Ben soluk soluğa idim. Nerdeyse kalbim duracaktı. Biraz su alıp yüzüme ve başıma sürdüm. Beni eve soktu. Evde bir takım Ensâr hanımları vardı.
«Hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun!» dediler.
Annem beni onlara teslim etti. Üstümü başımı düzelttiler. Çok geçmeden Allah Rasulü (sa.)’i orada görünce irkildim. Beni hemen ona teslim ettiler. Ben o zaman 9 yaşındaydım.” Buhari ve Muslım babu nikâh
Bu konuda pek çok arapça metin ve Peygambere isnad edilen hadisler var. Hatta bir çok hedis metini, bir biriyle çelişyor. Bu konu ile ilgili bir çalışmam var, bitince yayinlarım.
Bu soruya Süleyman Ateş, tereddüt bile etmeden, “hurafedir” diye bir başlık atarak yanıt veriyor:
”Hz. Ayşe’nin 9 yaşında evlendiği iddiaları hurafedir. Bu konuyu birkaç kez yazdım. Ayşe, Cübeyr İbn Muti’mle nişanlıydı.
Demek ki evlenecek çağdaydı. Peygamberimizin kendisi Ayşe’ye talip olmadı. Eşi Hatice vefat edince, hizmetini görecek bir hanımla evlenme isteğini halasına açtı.
Kaynaklarda bu 9 yaş hikâyesi geçiyor ama bunların hepsi hurafe ve abartıdır.
Hz. Ayşe, Peygamberimizin kızı Fatma ile yaşıttır. Fatma, Peygamberimiz 35 yaşlarındayken doğmuştur. 5 yıl sonra babasına Peygamberlik verilmiş. 13 yıl Mekke dönemi, 5 daha etti 18. Peygamberimiz Ayşe ile Medine döneminin ikinci yılında evlendi. 18 + 2 = 20 eder.

 

Nerede 9? Düşüncesiz, eleştiri zihniyetinden yoksun kimselerin sözlerine dalıp kanmayın. Bunlar size ziyandan başka bir şey getirmez.


Hz. Aişe 9 yaşında evlenmediğene dayir başka bir rivayette şüyle:
Hz. Aişe: Peygamberimizin dul olmayan tek eşidir. Peygamberimiz genç yaşta olan Hz. Aişe ’nin ablası Esma hicrette 27 yaşındaydı. Hz. Aişe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17-18 yaşında olması gerekir.

Ayrıca Hz. Aişe peygamberimizden önce Cübeyr’le nişanlanmış, daha sonra dini nedenlerle ayrılmışlardı. Demek ki evlenecek çağda bir kızdı, nişanlanmış, nişan bozulmuş sonra peygamberimizle evlenmiştir. Bu evlilik hicretin ikinci yılında gerçekleşince bu yaş 20 olmaktadır.

Kaynak olarak bu kıtaplaradan daha fazla bilgi alabilirsiniz:

 

(سير أعلام النبلاء ج : 2 ص : 289)
2/قال ابن أبي الزناد كانت أكبر من عائشة بعشر سنين.

(سير أعلام النبلاء ج:3 ص:380)

الكامل ــ تاريخدمشق ــ سير أعلام النبلاء ــ تاريخ الطبري ــ تاريخ بغداد ــ وفيات الأعيات
Bu çalişmalardan sonra bunu da ekleye biliriz.
Bir çocuğun evlenmesi veya bir konuda karar vermesi için büluğ çağına gelmesi yetmiyor, bir de reşit olmasi gerekir.
Eskiden ilmi olmayan bazi seçkin din alimlerinin içtıhadlarına göre reşit yaşlari belirlenirdi. Bu içtıhadlar ne yazikki, adeta dinin bir esası olarak algılandi ve hep öyle devam etti.
Fıkıh alimlerinin içtihadları belli bir zaman için geçerli olabilir ama herkesi bağlayamaz. Sonuçta bir içtihattır doğru olduğu gibi yanlışta olabilir.
Bazı konulardaki İçtihadlar, ilmi değildir. Hatta bir insanın reşit yaşı fıkıh alimleri arasında tartışma konusu olmuş ve bir çoğu, ”onbeş yaşına gelen bir çocuk reşit sayilabilir” demişler.
Ancak şimdi moderen bir çağda yaşıyoruz ve bir çocuğun reşit yaşı tartışma konusu olmamasi gerekir. Çünkü tıp bu sorunu çözebilecek durumdadır.
Zira Nisa suresi’nin 6. ayeti bu konuya açıklık getirmiştir. Şöyleki:
وَابْتَلُوا الْيَتَامَىٰ حَتَّىٰ إِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَ فَإِنْ آنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُوا إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ ۖ وَلَا تَأْكُلُوهَا إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَنْ يَكْبَرُوا ۚ وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ ۖ وَمَنْ كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِ ۚ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ فَأَشْهِدُوا عَلَيْهِمْ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ حَسِيبًا
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (büluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Bu ayette yüce Allah (cc) şöyle buyuruyor: Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (büluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin.

Allah büluğun yanında bir de reşit şartı koymuş. Eskiden fıkıh alimlari içtihatlarına göre reşit yaşı belirleniyormuş ama şimdi bu işin uzmanları var.
Eğer doktorlar 18 yaş altı çocuklar için reşit değildir diye rapor veriyorsa, onların raporları dikkate alınır ve din alimlerinin de ona göre karar vermeleri gerekiyor.
Henüz evlenme çağına gelmemiş bir çocuk, eger reşit olmamişsa, onların yanınızdaki mallarını teslim etmeyin diyen bir din, nasıl olur da daha büluğa ermemiş çocukların evlenmesine cewaz verir?

 

Büluğa eren hiçbir çocuk reşit değil, bir aileyi idare edemez .
Genel olarak fıkıh alimleri, Kur’andan ziyade nakli kaynağı göstermişler. Zayıf ve Kur’anla yüzde yüz çelişen, hadis diye arapça metinleri kaynak almışlar.
Hatta öyle görüşler vardır ki, insaf sahibi bir insan, okumaktan utanır.
Kuran dışı bu görüş ve içtihadlar, tamamen kız çocuklarına zülümdür.

F. Yalçin 2016- 11- 23

Lämna ett svar

Pin It on Pinterest